Bir Bahar Bozcaada’sı

     Sabah yürüyüşlerine çıkabiliyor, yürürken de üşümüyorsan bizim zamanlar geldi demektir. Toprak şenlenir, kuşlar daha bir hevesli ve naralı uçarlar, mor sarıya sarılır, yeşil maviyle selamlaşır, rüzgar bize hep yoldaştır, kardeştir, komşudur. Enerjisini güneşten alan biz dünyalı doğa varlıkları, sabahın Güneşine bir başka sevda ile bakar. İzole olmayı seven her kim varsa sever Merhaba’yı; sabah güneşin Merhaba’sını, Mart’ın ortasında mevsimin Merhaba’sını, gecenin yarısında Ay’ın Merhaba’sını… ‘selam en güzel geliştir.

Sabah kalkar deniz kenarına iner kumsalda yürürken dinlersin martıların ve denizin sesini, bazen Pavli’de çamların dansını, bazen sokak aralarında kedinin köpeğin kovalamacasını… peşine bir güzel kahve ve kahvaltı. şimdi Güneşin sıcağını hakettin demektir otur meydana saat oldu mu sana 12, tepeden ısıtsın güneş seni, gelene geçene birer ufak selam, ayaklarını uzat ve izle bizim deli kargaları…

Öğlenler keşfin zamanıdır, bin arabana bisikletine neyin varsa bilmeden gez, hiç mi bi şeyin yok, sağlam bir ayakkabı giy ve çık en yukarlara, Aşilin izlediği yerlerden izle o kutsal Ege’yi. Mesela yukarlardan bak Bozcaada’ya, anla, dinle, hisset. Bak üçgen adamıza eline de bir çöp torbası al mesela, anladık dinledik ve hissettik onu çünkü, topla sağda solda görürsen çöpleri, varsa sana bakan bir kedi köpek başını okşa, sakin sakin kullan arabanı mesela, bil ki mistik ve huzurun en özel yerlerinden birindesin. Tatildesin ona ne şüphe en çok sen hakediyorsun eğlenmeyi, unutmayı, dinlemeyi…

O halde bir de güzel gün batımı izle burada. Sabah onla uyandık, öğlen onla ısındık bir güzel vedayı hak eder. Bir yudum şarabından iç ve güzel Bozcaada’nın güzel güneşine bir kadeh kaldır; doğasına, hayvanına ve bu küçük yaşamına saygı ile. Buraya geldiysen sakın muazzam mezelerden yemeden, bir güzel Yunan müziği dinlemeden gitme, her mekanda ayrı lezzet şöleni ile bugünü en mutlu sen kapatmalısın. Hoş geldin BOZCAADA’DASIN …

kalabalıktan uzak, temiz ve güzel Bozcaada.